| |
|
|
» Haberin devamı... |
|
LAMİNAT PARKEDE ORİJİNAL KALİTE: PERFECT FLOOR
Necati Yılmaz: “Gururla söyleyebilirim ki şimdiye kadar Perfect Floor markalı parkelerimizden alan müşterilerimizle hiçbir sorun yaşamadık. Bu ürünün imalatı en son teknoloji ve en düşük hata oranı ile yapılıyor. Öte yandan biz Monopol firması olarak, ısrarla orijinal Avrupa kalite belgelerine ve sağlık sertifikalarına sahip mal satmakta direniyoruz.” Parke sektörünün gözde markası Perfect Floor’un ithalatçısı Necati Yılmaz, son yıllarda sektörde yaygın hale gelen kopya ürünlerin doğurduğu sonuçlardan oldukça şikayetçi. 2004 yılında kurduğu Monopol firmasıyla orijinal ve dünya standartlarına uygun ürün satmakta ısrar eden Necati Yılmaz, kopya malların tüketiciyi laminat parkeden uzaklaştıracağını iddia ediyor. Sayın Necati Yılmaz, Monopol olarak kaç yıldır sektörün içerisindesiniz? Bize firmanızdan biraz bahseder misiniz? Avrupa yakasında Liman Group’un bayiliğini yapıyordum. Firmanın Anadolu yakasında bayi boşluğu oluşunca bu boşluğu doldurmak amacıyla 2004 yılında Monopol’u açtık. Üç senedir Anadolu yakasında Perfect Floor marka laminat parkenin dağıtımını yapıyoruz. Kuruluş aşamasında depo yeri seçerken özellikle Ümraniye, Kadıköy, Fikirtepe, Maltepe, Pendik ve Gebze’de yoğunlaşan parke satıcılarına yakın olmak istedik. Hedefimiz her renk parkeyi stoğunda taşıyamayan satıcıların, depomuzu kendi depoları gibi kullanabilmeleriydi. Bu konuda başarılı olduğumuzu söylebilirim. Daha ilk yıldan itibaren hedeflerimizin üstüne çıktık. Sonrasında uzun ve orta vadede talebin lamine parkeye yöneleceğini düşünerek Barlinek ve Pamino marka lamine parke satış ve toptan dağıtımına başladık. Bunların dışında proje bazında satışlarımız da var. 134.500 m2 Tepe İnşaat Narctiy Projesi, 36.000 m2 Ekşioğlu Modern Birkent Sitesi projesi ve10.500 m2 lamine parke Göktürk Yeşhill projeleri uygulaması şu an devam eden işlerimizden bazıları. Laminat parkede hangi markaları satıyorsunuz? Kronoswiss grubuna bağlı Kronopol firmasının orjinal markası olan Perfect Floor marka laminat parkeyi satıyoruz. Ürünlerimiz AC3 31, AC4 32 ve AC5 33 sınıf kalite ve çok geniş renk yelpazesi ile her tür tüketici talebine cevap verebilecek alternatiflere sahiptir. Türkiye’de tüketiciye sunulan laminat parke markaları arasında Perfect Floor’un farkı nedir? Herşeyden önce Perfect Floor, Kronopol firmasının bütün dünyaya sattığı orjinal markasıdır. Şu an Türkiye’de satılan 6-7 orjinal markadan biriyiz. Kronoswiss, parke sektörünün devi olarak kabul gören bir firmadır. Gururla söyleyebilirim ki şimdiye kadar bu markayı alan müşterilerimizle hiçbir sorun yaşamadık. Üretimi en son teknoloji ve en düşük hata oranı ile yapılıyor. Öte yandan biz Monopol firması olarak, ısrarla orjinal Avrupa kalite belgelerine ve sağlık sertifikalarına sahip mal satmakta direniyoruz. Sektörün çoğu Çin malına girdi, biz ise direnç gösteriyoruz. Türkiye’de tüketici için en önemli kriter fiyat olduğu için maalesef müşteriler laminat parke seçerken, aslında çokta büyük olmayan fiyat farkından dolayı Çin malını tercih ediyor. En önemli kriter olan kalite ve sağlık bizde ikinci ya da üçüncü sırada yer alıyor.
Bahsettiğiniz kalite farkını biraz açarmısınız? HDF’den başlayalım; Avrupa’da üretilen ve E, CE, FSC ve EPLF sertifikalarına sahip bir üründe insan sağlığına zararlı hiçbir madde ve kimyasal kullanmak mümkün değildir. Bunun çok sıkı denetimi yapılmaktadır. Ayrıca Avrupa’da tüketici haklarını biliyorsunuz. Hatalı, kusurlu ya da kalitesiz mal üretme şansınız yok. Tersi durumda üretici çok ciddi ceza ve tazminatlara muhatap olabilir. Çin ve Uzakdoğu’dan gelen mallarda ise böyle bir denetim ve kontrol yok maalesef. Ürünü satın alanlar, kalite ve en önemlisi sağlık riskini de satın almış oluyorlar. Daha uygulama aşamasında ustalardan şikayetler geliyor. Parke kesilirken çıkan toz ustanın ciğerlerine gidiyor. Ustalar da bu tozun ciğerlerini yaktığını beyan ediyorlar. Burada ne kadar sağlık riski alındığını zaman gösterecek. Bunun dışında estetik bir takım problemler de söz konusu; Çin ürünlerinde kullanılan dekor kağıdı orjinal yerine kopya kağıdı olduğu için solmamazlık garantisi yok. Bu yüzden de kısa sürede görüntüde bozulmalar oluşuyor. Sizin özellikle Çin mallarının sektöre girmesine tepkiniz biliniyor. Toplum sizce hala Çin mallarına rağbet ediyor mu? Süreç içinde, insanlar Çin’den gelen malzemelere karşı tavır geliştirdi. Fakat bu sefer de başka bir yöntem bulundu. Bu sefer parkeyi yine Çin’den getirip, burada paketlemeye, üzerine yabancı isimli etiketler yapıştırmaya ve hatta Avrupa ülkelerinin damgalarını vurarak pazarlamaya başlandı. Bu yöntemle piyasaya sürülen sahte markaların, Perfect Floor gibi orjinal mallardan daha pahalı satıldığına bile tanık oluyoruz. Peki bu durumla mücadele ederken yapılması gereken uygulama sizce nedir? Ambargo niteliğinde düzenlemeler mi, yoksa sadece kaliteli Çin malını getirmeye izin vermek mi? Burada anahtar kelime kontrol. Bizim burada temel talebimiz Türkiye’nin çöplük olmaması ve sağlığa zararlı ürünlerin ithalatının engellenmesidir. Bu şekilde giderse sektörün geleceği tehdit altında olacaktır. Çünkü Çin malı bugün pazarı %10 büyütmüş gibi görünse de, yarın %60 daraltacaktır. Tüketici bu malı aldığında Çin malı olduğunu bilerek almıyor, üzerinde Avrupa ülkelerinin damgasını görüyor. Bunu sonucunda da tüketici laminatı solan, kabaran, sorunlu bir ürün olarak görecek ve üründen soğuyacaktır. Tüketiciler doğru olarak bilgilendirildikleri takdirde, bütçelerine ve zevklerine uygun olanı seçeceklerdir. Buna biz de dahil olmak üzere kimsenin bir itirazı olamaz. Bu söyledikleriniz doğrultusunda sormak istiyorum; müşteri parke seçerken nasıl bir yol izlemeli? Herşeyden önce müşteri, malzemenin orijinal olup olmadığını sorgulamalı. Bunun en kolay yöntemi satıcıya inanmayıp, teklif edilen markanın internet sitesine girmektir. Gerçekten o belgelere sahip olunup olunmadığına ve o markanın Türkiye’de hangi firma tarafından satıldığına bakılmalıdır. Çünkü gözle ve elle yeterli kontrol yapmanın imkanı yok. Piyasada seksene yakın marka olmasına rağmen, orijinal diyebileceğimiz marka sayısı sekizi geçmez. Bahsettiğiniz bu marka karmaşasında siz tüketiciye nasıl ulaşıyorsunuz? Pazarlama stratejinizi öğrenebilir miyiz? Biz artık bilinçli tercih yapabilecek donanıma sahip müşterilere yöneldik ve onlara hizmet veriyoruz. Örneğin Tepe İnşaat ihale aşamalarında az önce söylediğim kalite ve sağlık sertifikalarının noter onaylı fotokopilerini bile kabul etmeyip, orijinal asıllarını istediler. Biz böyle ciddi kalite sorgulaması yapan firmalar ile çalışmayı tercih ediyoruz. Sadece fiyat kıyaslaması yaparak ürün satın alan müteahhit firmalara hitap etmek gerçekten güç. Aradaki %15 farkı düşünenler oluyor. Sonuçta tanesi 300 bin eurodan yüzlerce daire satan müteahhitin, projenin tümünde oluşacak 60 bin euroluk farkı hesaplayarak kaliteden uzaklaşması anlaşılmaz bir durum. Halbuki bu, orta vadede sadece kendi zararınadır. Çünkü daha satış sürecinde, sözde ucuza aldığı laminat parke kabarıyor veya soluyor. Oysa orijinal malzemede solmazlık garantisi var. Yani sadece HDF’den kaynaklanan sağlık meselesi değil; estetik olarak da zarar veriyor. Bizim müşteriye sunduğumuz Perfect Floor markasının fotokopisi olarak üretilen ürünler bunlar. Çünkü firma 32 sınıf malzemeyi Çin’den getirse Avrupa ile yaklaşık aynı fiyata gelecek ve Çin malı olduğu için pazarlanmasında sıkıntı olacak. Bu yüzden düşük kalite laminat getiriliyor ve hemen bir marka yaratılarak ambalajı üzerinde sahte garanti ve mühürlerle piyasaya sürülüyor. 2003 yılında Avrupa’dan gelen spot mallar sektöre bir ivme kazandırmıştı. Bu yüzden sektörde bazı isimler Çin’in pazarı büyüttüğünü söylüyor? Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Avrupa’dan gelen malzemeler sadece dekor hatası olan veya üretimi devam etmeyen mallardı. Estetik kusurları vardı ama içlerinde insan sağlığına zararlı herhangi bir madde bulunmuyordu ve en kötüsü bile Çin’den gelen mallardan kalite olarak üstündü. Bugünkü durum ise farklı. Çin malının parke kullanımını arttıran bir etki yarattığı doğru. Fakat müteahhitler Çin malına döndü. Kontrol ve denetim yapılmazsa her sektörde olduğu gibi Çin malı parke sektörünü de vuracak. Belli tedbirler alınmaz, yerli üretici veya orijinal mal satan ithalatçı korunmazsa, zaman içinde piyasa bütünüyle bu kalitesiz malları satan kısa ömürlü firmaların eline geçecektir. Sonuçta fiyatlar bu kadar birbirine yakınken ve kalite farkı bu kadar belirginken sağlıksız ve kalitesiz ürünlerin nasıl tercih edildiğini anlamakta zorluk çekiyorum ve aklın galip geleceği zamanı bekliyorum. Monopol olarak bundan sonraki hedefiniz nedir? Firmaların bir misyonu ve bir vizyonu olmalıdır. Ticaret salt kar etmekten ibaret değildir. Toplum sağlığı, insan sağlığı ve çevre duyarlılığı her firmanın sorumluluk kapsamında olmalı. Ben 25 senedir bu sektörden ekmek yiyorum ve Monopol’ü kurduğum günden beri, firma olarak uzun vadeli düşünüp uzun vadeli plan yapmayı tercih ediyorum. Bundan sonra da aynı prensiple yolumuza devam edeceğiz. |
||