» Haberin devamı...

Epotek, parkede bir ilke imza atıyor:
İNOVAR: SUYA DAYANIKLI LAMİNAT PARKE

Ferit Ülgen: “Parke sektöründe kendinizi sürekli olarak yenilemeniz ve ilkler yaratmanız çok önemli. Biz de bu anlayışla yaptığımız araştırmalar sonucu İnovar laminat parkeyi keşfettik. Bir Kanada markasıolan İnovar laminat parkenin üretimi Malezya’da gerçekleştiriyor. Kalitesi ise oldukça yüksek. 32. sınıf, AC4 özelliği taşıyor. Ürünümüzü piyasada tek kılan özelliği ise bir laminat ürün olarak suya dayanıklı olmasıdır.”

Sektörün çiçeği burnunda firması Epotek, parkenin köklü firması Rişvanoğlu ile yaptığı işbirliğiyle Türkiye’de bir ilke imza atıyor. Şimdiye kadar laminat parkeye, suya dayanıksız olduğu düşüncesiyle soğuk bakan tüketiciyi hedeflediklerini söyleyen Epotek Parke’nin sahibi Ferit Ülgen, piyasaya sundukları İnovar marka laminat parkeyle Türkiye’yi ilk kez suya dayanıklı laminatla tanıştıracaklarını söylüyor.

İnovar markasıyla Türkiye’de ilk kez suya dayanıklı laminat parkeyi piyasaya sunmaya hazırlanıyorsunuz. Bize bu ürünü biraz anlatabilir misiniz?

Her işte olduğu gibi, parke sektöründe de kendinizi sürekli olarak yenilemeniz ve ilkler yaratmanız çok önemli. Biz de bu anlayışla yaptığımız araştırmalar sonucu İnovar laminat parkeyi keşfettik. İnovar bir Kanada markası ve üretimini Malezya’da gerçekleştiriyor. Kalitesi ise oldukça yüksek. 32. sınıf, AC4 özelliği taşıyor ve HDF olarak 850 kg/metreküp. Ancak tabi ki ürünümüzü piyasada tek kılan bu saydığım özellikler değil; bir laminat ürün olarak suya dayanıklılığı. Zaten bizim de yapmak istediğimiz buydu. Yani laminat parke piyasasına farklı bir ürün sunmak. Birbirinin aynısı malların ve sadece fiyatların konuşulduğu piyasada ciddi bir fark yaratacağız.

İnovar bir laminat parke olarak suya ne kadar dayanıklı?

Size bunu örnek vererek anlatayım. Evinizi veya işyerinizi su bastıını ve bütün zeminin su altında kaldığını farzedin. Zemininiz İnovar laminat parke ile döşenmişse, parkeniz su basmasından sadece bir gün sonra tekrar eski halini alacaktır. Biz bunun garantisini tüketiciye veriyoruz.

Bu projeyi Rişvanoğlu ile birlikte oluşturdunuz. Bu süreçten de biraz bahseder misiniz?

Her iki şirket bu anlamda ciddi bir sinerji yarattı. Epotek olarak, İnovar projesini sektörde yılların tecrübesine sahip Rişvanoğlu ile birlikte yürütüyoruz. Rişvanoğlu markayı Türkiye’ye getiren firmadır. Epotek olarak biz de İnovar’ın Türkiye mümessilliğini üstleniyoruz. Yani Rişvanoğlu’nun sahip olduğu deneyim ile bizim dinamik yapımızı bir araya getirdik.

Ürünün pazarlaması konusunda nasıl bir yol izleyeceksiniz?

Herşeyden önce şunu belirtmek istiyorum ki biz malzemenin satışına fiyat alternatifi oluşturmak istemiyoruz. Bu yüzden İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki her şehre sadece bir bayilik vereceğiz. Burada önemli olan sadece bizim para kazanmamız değil, bayilerimizin de İnovar satışından kazançlı çıkması. Bu yüzden klasik toptancı-ithalatçı firma anlayışıyla hareket etmeyeceğiz. Bayilerimizi desteklemek için alışılagelmiş yöntemlerin dışına çıkacağız.

Ne tür yöntemlerle bayilerinize destek olacaksınız?

Sağladığımız en büyük avantaj zaten piyasada tek olan bir ürün sunuyor olmamız. Rekabetin bu kadar ağır olduğu, ürünlerin birbirine benzediği bir ortamda, bu durum zaten ciddi bir avantaj sağlayacaktır. Diğer yandan geniş bir reklam ve tanıtım bütçesi hazırladık. Bu konuda da profesyonel bir ajansla çalıştık. Haziran ayında özellikle son kullanıcıya yönelik yoğun bir reklam kampanyasına başlayacağız. Sonuçta eğer başarılı olmak istiyorsanız, kaliteli ürünü piyasaya sunmanın yanında, doğru tanıtım için de para harcamayı bilmek zorundasınız.

 

 » Ana Sayfa