» Haberin devamı...

YILDIZ MDF LAMİNAT PARKEDE BİR İLKE DAHA İMZA ATIYOR

Fatih Çınar: “Laminat parkede bu yıl 7 mm’ye ağırlık vermeyi düşündük. 2007 Domotex Fuarı’nda da bunun sinyallerini aldık zaten. 7 mm ve benzeri üretimlerin asıl nedeni; Türkiye ve dünyada laminat ihtiyacının artması, pazarın fiyat yönünden kızışmasın-dan ötürü herkesin fiyatlarını geri çekmeye çalışıyor olmasıdır. Artık tüm firmalar aynı malı daha ne kadar ucuza üretebilirimin peşinde. Bu yıl 7 mm’nin de piyasada kendine yavaş yavaş bir yer edinmeye başlayacağına inanıyoruz.”

Belçika’da laminat parke üzerine ön eğitim aldıktan sonra Yıldız Sunta MDF’de Moonloc Üretim Müdürü olarak görevine başlayan Fatih Çınar yaklaşık 4 yıldır bu görevi başarıyla sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde kendisiyle laminat parke ve parke sektörüne yönelik kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik…

Fatih Bey, öncelikle ürün gruplarınızdan bahseder misiniz?

Genel anlamda mobilya profilleri, süpürgelik, tutkal üretimi, MDF ve melamin kaplı MDF üretimi yapıyoruz. İlk tesisimizin modifikasyonu tamamlandı, 3 mm’den 30 mm’ye kadar MDF’yi piyasayanın talebine sunmaktayız. Bunun yanında parkede bu yıl yatırım atağına geçiyoruz. Üçüncü tesis görüşmelerimiz sürüyor. Bu yılbaşından itibaren devreye aldığımız 7 yeni rengimiz bulunuyor. Yine bu yıl içerisinde Moonwood serimize 5 yeni renk ekleyeceğiz.

Geçen yıl piyasaya lanse ettiğimiz Moonstone teknik nedenlerden dolayı bir aksamaya uğramıştı. Bu yıl Moonstone mevcut renk gamına 4 yeni renk ilave ederek piyasaya sunacağız. Pazarda rekabet artık çok zorlaştı. Özellikle kalitesiz Çin mallarının ucuz fiyatlarla ülkeye gelmesi, Avrupa piyasasında arzın, talebin çok üzerine çıkması, son dönemde proje işlerinin çok artması gibi nedenler piyasayı ucuz mala yönlendiriyor.

Biz bunu aynı kaliteyle daha ucuza nasıl üretebiliriz olarak değerlendirirdik ve 7mm’ye ağırlık vermeyi düşündük. 2007 Domotex Fuarı’nda da bunun sinyallerini aldık zaten. Çünkü 2006 yılında 8 mm’lik parke sergilerken 7 mm’lik soruluyordu. Bu yıl ise 8 ve 7 mm’yi sergilediğimizde 6 mm sorulmaya başlandı. Artık bu yıl 7 mm de piyasada kendine yavaş yavaş bir yer edinmeye başlayacak. 7 mm ihtiyacı nereden doğdu derseniz; hem kaliteden ödün vermemek hem de fiyatı düşürmek için yapılması gereken tek şey HDF’yi inceltmektir. Biz de bu yeni ürünümüzle bunu gerçekleştirmek istedik.

Inşaat sektöründe son dönemde yaşanan canlanma parke sektörünü nasıl etkiledi?

Gerçekten de inşaat sektöründe etkin bir canlanma oldu. Özellikle son iki yılda hükümetin çok büyük hareketleri oldu. TOKİ ve KİPTAŞ gibi çok büyük toplu konut yapımlarına girildi. Önümüzdeki dönemde Mortgage yasasının da çıkmasıyla bu canlanma daha da artacaktır. Toplu konut işlerinde zaten ürünümüz birinci tercih. Özellikle resmi işlerde ve ihalelerde  tercih edilen ürün olduk. Onun yanında sorun yaşamak istemeyen müteahhitlerin de tercih ettiği bir ürün. Zaten bu yıl Türkiye’de 50 milyon metrekarelik bir talep olması bekleniyor. Bunun ne kadarını karşılayabileceğimizi bilmiyorum. Şu anki tesislerle 12 milyon metrekareyi vaat ettik ama yeni tesisimizle birlikte bu rakam büyük oranda artacak. Bu alanda talebi karşılayabilecek toplam 4 yerli firmayız. Her zaman yurtdışından mallar gelip evlere girecektir. Söz konusu hareketlilik sürse de sürmese de öncelikle biz bu iç talebi karşılamanın peşindeyiz. Bu talep uzun bir süre daha bu şekilde sürer diyebiliriz.

Çin mallarının pazara girmesine yönelik neler söyleyeceksiniz?

Yeni kanunlarla birlikte hem fiyatların artışı hem de methanol fiyatlarının neredeyse %100 artış göstermesi  Çinlileri de dara soktu. Fiyat artışının yanında bir de tüketicinin bilinçlenmesiyle Çin’in rahatsızlığı daha da arttı. Methanolün artması direkt tutkala yansıdı. Tutkalın artması da her türlü HDF ve MDF fiyatlarını katladı. Bu sebeple fiyat olarak aynı kalitedeki mallarla fiyat farkı miktar kapanmış oldu. Bizim açımızdan en önemli nokta, malı son döşeyen ustanın dahi bundan sorumlu hale getirilmesidir. Yani eğer üründe bir işçilik hatası söz konusu ise bu ustaya da yansıyacak, bundan yalnızca üretici sorumlu olmayacak. Bu uygulamalar özellikle Çin ürünlerine büyük darbe vuracak. Ancak şunun altını çizmek isterim ki bu durum sadece kalitesiz Çin ürünlerine darbe vuracak. Zaten kaliteli ürün ister Çin ister başka bir ülkeden gelsin aynı fiyatlara satılıyor. Aynı fiyata Çin malıyla Moonloc’u karşı karşıya koyduğu zaman tüketici zaten otomatik olarak Moonloc’u tercih ediyor. Bu anlamda bir korkumuz yok. Zaten biz ürünlerimize güveniyoruz. Bir de şu konuya açıklık getirmek istiyorum; firmalar genelde birbirlerine yönelik rakip firmalar ifadesini kullanıyor. Ancak bizim Türkiye’de herhangi bir rakibimiz bulunmuyor. Bizim rakibimiz ancak ve ancak uniclik üreten firmalar olabilir.

Uniclik hakkında bilgi alabilir miyiz? Lock yani kilit sistemi 1979 yılında İsveç’te ilk defa Alloc firması tarafından uygulanmıştır. Laminat parke ve uygulanması ise onun hemen ardından başladı. Kilit sistemi ilk defa aluminyum panellerde kullanılmıştır. Firmanın adı Allock da zaten buradan geliyor. Bu kilidin mucidi sektörde birçok kişinin tanıdığı bir isim, aynı zamanda benim de hocam olan İsveçli Bosse Engdhal’dır. Laminat parkede uygulanan click sistemlerinin iki patent firması vardır; Unilin ve Vaelinge firmaları. Bügün herkesin Berry diye bildiği sistemin asıl lisans sahibi firması Vaelinge’dir. Bu firma lock sistemin patent sahibidir. Unilin ise click sistemin sahibidir. Aradaki fark Moonloc’da da kullandığımız ön gerdirme sistemidir. Bu sistem bügün tüm dünya piyasalarındaki en iyi kilit sistemi olarak kabul edilmiştir.

7 mm üretimine başladınız. Parkedeki bu incelme daha nereye kadar gidecek? Bir başka deyişle önümüzdeki birkaç yıl içerisinde 3 mm’i görecek miyiz? Bu üretim hammadde kaynaklarındaki azalmanın bir sonucu mu?

Hayır. Hiçbir sektörde üretim hammadde kaynakları sorgulanarak yapılmaz. Bu anlamda söz konusu üretimin ardındaki kesinlikle hammadde kaynaklarında yaşanan azalmaya yönelik bir değişim değil. 7 mm ve benzeri üretimlerin asıl nedeni Türkiye ve dünyada laminat ihtiyacının artması, pazarın fiyat yönünden kızışmasından ötürü herkesin fiyatlarını geri çekmeye çalışıyor olmasıdır. Artık tüm firmalar aynı malı ne kadar ucuza üretebilirimin peşinde. Gelelim 3-5 mm olur mu sorusuna; ilerde mümkün olabilir neden olmasın. Ancak nasıl bir kilit sistemi olur, garantili olur mu, ürünün kalitesi ve dayanımı ne kadar olur konuları sorgulanmalıdır. Çok zor ancak olmaz demek imkansız.

Geçtiğimiz günlerde Grand Cevahir Oteli’nde yapılan toplantıdan bahseder misiniz?

Cevahir’de yapılan toplantı Nil Group’un bayilerine yönelik düzenlediği bir toplantıydı. Moonloc ürünlerinin bayiliğini açıklamak konusuyla ilgili bir tanıtım toplantısıydı. Nil Group, Nisan ayında ustalara yönelik bir eğitim vermeyi de planlıyor.

Doğru bir uygulama için sizce zemin özellikleri nasıl olmalı?

Laminat parke ne kadar olursa olsun üretim esnasında kendi içerisinde belli bir nem bulundurur. Bu oran da yaklaşık %5-6 civarındadır. Döşenecek zemin eski bir zeminse nemi ölçülür, ancak hiçbir lamine parke ustası veya satıcısında zeminin nemini ölçen bir cihaz bulunmaz. Ancak yeni bir binaya şap döküldüyse durum biraz daha farklıdır. 1 cm kalınlığın-daki betonun kuruma süresi normal oda sıcaklığında 7 gündür. Ama 3 cm kalınlığındaki bir betonun 21 günde kuruyacağı anlamına gelmez. Çünkü 1 cm’lik betonun yüzeyden kuruması farklı bir şeydir, aşağıya doğru indikçe kuruması daha farklıdır. Doğal olarak en alt kısım daha geç kuruyacaktır. Nem oranının %8 civarında olması gerekir, ancak bu çoğunlukla ölçülmez, pratikte uygulanmaz. Biz firma olarak bunun bilincindeyiz. Bu nedenle bu şartlara en uygun şekilde üretimimizi yapmaya ve kendimizi piyasa şartlarına uydurmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda zemindeki yüzey farklılıkları da minimum düzeyde yani metrede 1-2 mm civarında olursa üründen son derece memnun kalırsı-nız.

Duyduğumuza göre merkezi Kayseri’de olan İstikbal’in Türkiye’deki tüm mağazalarına Moonloc döşeniyormuş. Bu konuda bilgi verebilir misiniz?

Doğrudur; geçtiğimiz yıllarda piyasada İstikbal olarak bilinen Merkez Çelik firmasıyla Kayseri bayimiz Sinan Parke bir anlaşma yapmıştır. Türkiye’de açılan ve mevcut olan İstikbal bayilerinde 2 renk tercihli Moonloc markalı ürünler kullanılmaktadır. Bu hem yurtiçi hem yurtdışında geçerli.  Artık İstikbal’in showroomu veya mağazası olan her noktada zeminde Moonloc markalı laminat parkeyi görmeniz mümkün.

Laminat parke zemin sektörü içerisinde halı ve duvardan duvara pastasından çok büyük bir pay aldı. Şimdi de ıslak zeminlerde kullanılmaya başlanarak seramik piyasasından da pay almayı sürdürüyor. Lakin laminat parkenin ıslak zeminler üzerindeki dayanıklılığı nedir? Yoksa antrelerin yanı sıra mutfak ve banyolarda da kullanılır hale mi geliyor?

Antre ve mutfak alanımıza girse de banyolar faaliyet alanımız dışında kalıyor. Direkt suya maruz kalan yerde bu ürünleri kullanmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Ahşap esaslı bir ürünün, suyla direkt temas eden alanlarda kullanımı ne kadar mümkün olabilir?

Bu durumda, 2015 yılına kadar Türkiye’de talep yaklaşık 150 milyon m2’ye kadar çıkacak diyebilir miyiz?

Temennimiz ve hedefimiz o yönde. Satışlarımız her geçen gün artıyor. 2003 yılında başladığımızda 600 bin m2 satış gerçekleştirmiştik; bugün 7 milyon civarında satış yapıldı. 2007 yılı için hedefimiz 12 milyon. Daha fazla üretemez miyiz? Elbette, üretiriz ancak hem ürettiğimiz malın arkasında olarak, hem de eldeki malı satarak kimseyi mağdur etmeden üretim gerçekleştirilmelidir. Ürünümü satarken ne kalitesinden taviz veririm ne de ürünün kendisinden.

Sizce parke sektöründe yaşanan temel sıkıntı nedir?

Sektörde yaşanan en temel sıkıntı ülkeye kalitesiz malların girmesi ve bu ürünlerin ucuz fiyatlara satılıyor olması diyebiliriz. Çünkü bu durum ürünlerini kaliteli ve makul fiyatlara üreten firmaları zora sokuyor. Bugün yerli firmaların hepsi özellikle laminat parke üzerine çok büyük yatırımlar yapıyor. Herkes içeride üretilen ürünlerin yerli talebi karşılamasına yönellik uğraş veriyor. Umuyorum ki birkaç yıl sonra ülkeye yabancı ürün gelmez. Aslında ülkede yabancı ürün satılmasının nedeni biz yerli üreticilerin yarattığı malzeme sıkıntısından dolayı oluyor. Yerli ürünü bulan kişi yerli ürün kullanacaktır. Bu açıdan bakıldığında bizim Türkiye’de rakibimiz yok. Bizim rakibimiz sadece uniclik üreten firmalar olabilir. Mesela Türkiye’de bizden başka kimse uniclik üretimi yapamaz. Firmalar yalnızca uniclikle üretilmiş ürünü ithal edebilir. Yapmış olduğumuz anlaşmaya bağlı olarak Türkiye’de uniclik üretimi uzunca bir süre bizim elimizde olacaktır.

Yakın dönemde gerçekleşecek firma yatırımlarınız var mı?

Yakın dönemde 3. laminat parke ve yeni bir MDF tesisi kurmayı planlıyoruz. Bunun dışında değişik projelerimiz var onları da zaman içinde birlikte göreceğiz.

Laminat parkede en yeni trend nedir?

Laminatta özellikle geçen yıl itibariyle piyasanın tamamen bu yönde hareket etmesiyle birlikte timberland yüzey tercihine geçildi. Bu yıl artık kimsede düz yüzey kalmayacak. Bunun dışında herhangi bir yenilik yok. Çünkü artık hem üretici hem de müşteri açısından amaç en iyiyi en ucuza satmak olduğundan ürün şu anda piyasada gelebileceği yere geldi. Daha yapacak herhangi bir yenilik yok mu? Elbette var. Ancak tüm bu yenilikler kalitenin artmasıyla birlikte fiyatlara da yansıyacaktır. Daha yapılacak çok şey var ve biz firma olarak zaten tüm bu yenilikleri yapıyoruz. Örneğin Moonwood yanı sıra Moonstone adındaki ürünümüz çok yakında piyasada olacak. Her bütçeye uygun ürünümüz mevcut olmasına karşın bu ürünler fiyat yönünden diğerlerinden biraz daha farklı. Çünkü bizim genel prensibimiz kaliteden ödün vermemektir. Şu anda Türkiye’deki 4 yerli üretici firma olarak bizlerin amacı kapasitelerimizi katlayarak iç piyasaya gerekli malı sunmak olmalıdır. Bu sayede özellikle kalitesiz ürünlerin Türkiye’ye gelmesi önlenmiş olacaktır. Ürün kaliteliyse gelmesinde herhangi bir mahsur yok zaten buna kimse de karşı değil. Amaç kalitesiz ürünün önünü kesmek olmalıdır.

Yerli firmaların Çin mallarına karşı anti damping uygulanmasına yönelik harekete geçtiği söyleniyor. Bu konuya açıklık getirebilir misiniz? Anti damping uygulamasına yönelik bir çaba sürüyor mu?

En son yılbaşında son görüşmeler yapılacaktı. Bu görüşmenin ardından herhangi bir uygulama yapıldımı, şu an için bir şey söyleyemiyorum ancak her an bekleniyor. Ancak anti-dampingin uygulanması çok büyük birşey değil. Çünkü fiyatların ne olacağı veya yüzde kaç uygulanacağı henüz kesinlik kazanmış değil. Önümüzdeki günlerde bu konu daha da netlik kazanacaktır.

 

 » Ana Sayfa