| |
|
|
» Haberin devamı... |
|
|
ŞİLTEDE HAKSIZ REKABET VAR
Ayhan
Kurtuluş: “Şilte konusunda çok ciddi sıkıntılar,
haksız rekabetler sözkonusu. Üreticilerin veya ithalatçıların
bir bölümü daha düşük maliyetler oluşturmak için 1.2-1.5 mm parke
altı şiltesi istiyorlar. Biz de mecburen yapmak zorunda
kalıyoruz. Çalıştığımız firmaları
şilte konusuda bilinçlendirerek kullandıkları malzemeyi
naylonlu, yani polietilen film kaplı olarak kullanmalarını
istiyoruz.” Firmanızın
faaliyetlerinden bahseder misiniz? İzmak,
1990 yılında faaliyetine izolasyon malzemesi satışı
ile başladı. 1999 Mart ayı içerisinde Çerkezköy'de kendi arazisi
üzerine bir fabrika kurdu, bugün 4000 m2 kapalı alanda üretimini
sürdürmektedir. İmalatımız ambalaj sektörü ve parke sektörüne
yönelik olmak üzere iki çeşittir. Üretimimizin %60- 65’i parke altı
şiltesi ile parke sektörüne, %25-30’u ambalaj sektörüne, %10-15’i
izolasyon sektörüne hitap ediyor. Depremin ardından inşaat sektörü
durakladı. Bu sebeple izolasyon sektörüne hizmetimiz azaldı. 2004
yılından itibaren inşaatların canlanması ile izolasyon
sektöründeki gelişmeler de hızlanmaya başladı. Bu sebeple
bu canlanmayı gözönönde bulundurarak 2006 yılında izolasyon
sektörüne yatırımlar yapmayı düşünüyoruz. Şu anda
kapasitemizin büyük bir bölümü parke sektörüne hizmet veriyor. Bu sektörde
şilte konusunda çok ciddi sıkıntılar, haksız
rekabetler sözkonusu. Üreticilerin veya ithalatçıların bir bölümü
daha düşük maliyetler oluşturmak için 1.2-1.5 mm parke altı
şiltesi istiyorlar. Biz de mecburen yapmak zorunda kalıyoruz. Biz 0.5
mm’den başlayıp 10 cm’ye kadar her türlü levhayı üretebiliyoruz.
Talepler doğrultusunda parke sektörüne yönelik 0.2 mm’ye kadar mal
yapıyoruz. Çalıştığımız firmaları
şilte konusuda bilinçlendirerek kullandıkları malzemeyi
naylonlu, yani polietilen film kaplı olarak kullanmalarını
istiyoruz. Bütün çabalarımıza rağmen sektördeki birkaç
firmanın dışında şilteler polietilen film kaplı
olarak kullanılmıyor. Bir üretici firma bir de ithalatçı firma
dışında naylonlu şilte kullanan görmedim, yani kaplanan
laminat parkenin sadece %1’inin altında doğru şilte var
diyebilirim. Bu sebeple şilteyi alan insanların niçin bu ürünü
kullandıklarını bilmeleri gerekiyor. Tüketiciyi bilinçlendirmek
de satıcının işi. Bu sebeple önce satıcı
bilgilenmeli ki tüketiciyi doğruyu anlatsın. Bugün parkelerde 10
yıl garanti var. Bu sadece parkenin özelliklerini kontrol eden bir garanti
fakat şilte garanti kapsamında değil. PARSİAD Parke Sektörü
Sanayici ve İşadamları Derneği uygulama yapan ustalara
doğruyu öğretebilir. Şilte uygun seçilirse parke
kabarmayacaktır. PARSİAD’a bazı tüketici şikayetleri
geliyor ve sıkıntılar çözülüyor fakat daha fazla şey yapmak
lazım. 1.5 mm şilte ile 2 mm şilte arasındaki fiyat
farkı 1.5 YKR’dir. Bugün parke altı şiltesi olarak satılan
şiltenin kalınlığı 1.5 mm'dir. Bugün sadece üretilen
veya ithal edilen parkelere TSE Belgesi alınıyor. Şiltenin
herhangi bir standartı yok. Doğru şilte parkenin ömrünü
uzatacaktır. Bu sebeple parke üreticileri, ithalatçıları
ürünlerinin ömrünü uzatmak için doğru şilteyi tercih etmelidir. İzmak’ın
parke altı şiltesi pazarındaki yeri nedir? Biz
kısa bir süre önceye kadar parke altı şilesinde belirli bir
kalitenin altında üretim yapmıyorduk. Şimdi sektörün isteği
doğrultusunda üretim yapıyoruz ve fiyat rekabetine girdiğimiz
için satışlarda %80 oranında bir artış oldu. Bugün
bizim ürettiğimiz ürün piyasadaki ürünlerin üzerindedir. Şu anda
sattığımız rakamlar belli fakat bizim bu sektördeki
oranımızı bilmiyoruz. Çünkü firmalar satışları ve
üretimleri ile ilgili ciddi rakamlar vermiyor. Bizim belimizi büken şey
kayıtdışı satışlardır. Bugün parke
sektöründeki parke kaliteleri ile ilgili
sıkıntılarımızı çözüldükten hemen sonra parke
şiltesi ile ilgili çalışmalar başlamalı. Bugün TSE
laminat parkede ithalatçının kontrolünü gümrükte, üreticinin kontrolünü
de fabrikasında yapıyor. Ben şilte için şu yoğunlukta
mal üretiyorum diyeceğim TSE beni nasıl denetleyecek. Piyasada
düşük yoğunluktaki mala talebi azaltmadığınız
müddetce birşey yapamazsınız. Bu sebeple asıl görev
tüketicinin bilinçlendirilmesidir. Tüketici bilinçlenince kaliteyi hedef alan
firmalar daha çok kazanacaktır. Bu sebeple amacı kalite olan firmalar
bu işe yatırım yapmalı. Tüketici dernekleri ile
görüşüp önce bu organizasyonları bilgilendirmek gerekiyor. Biz
sektördeki 16 yılımız boyunca deprem felaketi atlattık,
ekonomik krizler geçirdik fakat halen ayaktayız. Bunun en büyük sebebi de
kaliteli ürün üretmektir. |
||