Haberin devamı...


KRİZE RAĞMEN BÜYÜMEYE DEVAM
KASTAMONU ENTEGRE DEV YATIRIMLARINI SÜRDÜRÜYOR

Haluk Yıldız: “Geçenlerde Türkiye’de 2000 yılının 500 Büyük Sanayi Kuruluşu açıklandı. Kastamonu Entegre her sene biraz daha yukarı sıralara tırmanmaktadır. 1999’da 239. sırada iken 2000 yılında 202. sıraya yükselmiş bulunmaktayız.”


- Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Ne kadar süredir Kastamonu Entegre’de çalışıyorsunuz?
- Kastamonu Entegre’de 10 yıldır çalışıyorum. Genel Müdürlüğe atanmadan önce Genel Müdür Yardımcısı (Teknik) olarak görev yapmaktaydım. Boğaziçi Üniversitesi’nden Makine Mühendisi olarak mezun oldum. Üniversiteden mezun olduktan sonra, ailemin de ısrarı sonucu memleketimiz olması dolayısıyla Samsun Karadeniz Bakır İşletmeleri’nde bir süre çalıştım. Daha sonra Yalova’da kurulu Aksa Akrilik Elyaf firmasında yaklaşık 8 sene kadar Proje ve Yatırım grubunda görev yaptım ve bu arada gerçekleştirilen bir çok projede katkım oldu. Daha sonra Kastamonu Entegre’nın eski Genel Müdürü Sayın Ahmet Işıklar, Aksa’dan sonra çalışmaya başladığı Kastamonu Entegre’ye beni de davet etti. Kastamonu Entegre’de önce Yatırım ve Proje Müdürü olarak göreve başladım. Daha sonra Fabrika Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve devam ettim. Ekim 2001 ayından beri de Genel Müdür olarak görev yapmaktayım.


- Bize biraz da Kastamonu Entegre’den bahseder misiniz?
- Kastamonu Entegre’ye baktığımızda Şirketimizin 1969 yılında kurulduğunu görüyoruz. İlk  tesisimiz olan Yonga Levha üretim hattı 1971 yılında Kastamonu’da üretime başladı. Bu tesisin kapasitesi 120 m/gün idi. Bu tesis halen Gebze’de üretimine devam etmektedir. Kastamonu’da ise 1975 yılında kurulan ikinci Yonga Levha (YONGAPAN) ve Melamin Kaplı Yonga Levha (YONGALAM) Üretim Tesisi üretime devam etmektedir. Bu tesisimizin kapasitesi 700 m civarındadır. Bu tesiste geçtiğimiz 5 yıl içinde oldukça kapsamlı modernizasyon çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmaları; kapasite artırımı, kalite iyileştirme ve maliyet düşürme olarak sıralayabiliriz.
Gebze’de ise ilk çalışmalar 1990 yılında başlamıştır. Öncelikle kaplama ve kereste tesisleri çalışmaya başladı. Bilahare Kastamonu’da kurulu ilk yonga levha tesisi Gebze’ye taşındı. Benim çalıştığım dönemde MDF tesisini kurduk ve işletmeye aldık. MDF tesisinin montaj günleri 1994 yılında yaşanan ekonomik krize denk geldi ve çok zorluklar çektik. Ancak tüm zorluklara rağmen durmadık ve montaj işlerini tamamlayarak tesisimizi işletmeye aldık. Şu anda da MDF tesislerimiz güzel bir şekilde üretime devam etmektedir. Daha sonra Gebze’de modern bir tutkal tesisi kurduk. Kastamonu’da bulunan ilave emprenye tesisi de bu arada Gebze’ye taşındı. Geçen ay ise tamamen yeni ve son teknoloji emprenye tesisimiz üretime başlamıştır. Yine Gebze tesislerimizde son teknoloji ürünü melamin pres hattımız MEDELAM, YONGALAM ve FLOORPAN (laminat parke) üretimine başarıyla devam etmektedir. İki yıl kadar önce de FLOORPAN markalı laminat parke üretim hattını kurduk. FLOORPAN laminat parke kısa sürede Türk tüketicisi tarafından tanındı, beğenildi ve sevildi. Şu anda piyasada tanınan, ismiyle aranan ve istenen bir ürün olmuştur.


- İki yıldır pazardaki hedeflerinize ulaşabiliyor musunuz?
- Plaka ürünlerde Pazar hedeflerimize ulaştığımızı söyleyebilirim. Parkede ise yatırımlardan sorumlu olmam dolayısıyla son dört yıldır çalışma yapmaktaydım. Tüm ön hazırlıklar yapılmış, makine seçimleri de belirlenmişti. Ancak Türkiye pazarını henüz hazır göremediğimiz için beklemeye almıştık. Bu sebeple öncelikle melamin presi yatırımına ağırlık verdik. Böylelikle modern bir melamin pres  hattını devreye almış olduk. Parke pazarı istediğimiz noktaya geldiğinde parke üretim hattıyla ilgili yatırımı süratle tamamlayarak parke üretimine başladık. Üretim kararını verdiğimizde yaklaşık iki yıllık bir ön hazırlık zaten mevcut olduğundan işleri kısa sürede tamamladık. Bir ay içinde tüm bayilik sözleşmeleri imzalandı ve bayilik sistemi kuruldu. O sıralarda belirlenen hedef aylık hedef 100.000 m2 civarında idi. Buna göre yıllık 1.200.000 m2’yi bulan üretim ve satış hedefini mevcut tesisimizin kapasitesiyle bir vardiyada üretebilmek mümkün idi. Geçen sene bu hedefe ulaşamadık. Ancak bu sene, ekonomik krize rağmen yakaladığımız ivme sayesinde bu hedeflerin üzerine çıkabileceğimizi söyleyebilirim. Kriz sonrası uyguladığımız satış politikası sonucu Floorpan parkemizin daha geniş bir müşteri kesimine ulaşmasını hedefledik ve bunda da başarılı olduk. Floorpan, pazarda aranan bir marka haline gelmiştir. Bu kapsamda 2001 yılı hedeflerimizi yakalamakta bir sıkıntı yaşamayacağımızı söyleyebilirim. Gelişmelere göre 2001 yılı hedeflerimizi revize etmeyi de gündemimize aldık.
Türkiye’mizde son aylarda yaşanan kriz ne getirdi, ne götürdü noktasında insanlar, tam olarak bilgi sahibi değiller. Bir olumlu yan var ki, herkes moral bulmak istiyor, birileri iyi bir şeyler söylese diye bekler durumda. Geçen gün Orman İşletmesi’ne bir ziyaret yaptım. Manzara karşısında çok üzüldüm. “Bakın biz Bulgaristan’a Romanya’ya fabrikalar kuruyoruz. Bu fabrikaları Türkiye’ye kurmayı daha fazla arzu ederdik. Biz oralara, Bulgaristan’a, Romanya’ya ucuz işçilik için gitmiyoruz. Ucuz ve kaliteli odun hammaddesi için gidiyoruz. Siz burada bizlere ucuz ve kaliteli odun temin edemediğiniz için biz o yabancı ülkelere yatırım yapmak zorunda kalıyoruz. Halbuki bu yatırımlar Türkiye’ye yapılmalı ve bu fabrikalarda bizim insanlarımız çalışmalı ve ekmek parası kazanmalı” dedim. Bulgaristan ve Romanya tesislerimiz görülmeye değer. Bulgaristan’daki Yonga Levha tesisimiz Kastamonu’daki tesisimizden daha modern bir tesis. Şu anda Romanya’da Amerikan kapı panellerini (door-skin) üretmek üzere başlattığımız yatırım tamamlanma aşamasında. 20.000 m2 kapalı alanda üretim yapılacak. Tesisin yapımında hiçbir fedakarlıktan kaçınmadık. Çelik konstrüksiyon, sandviç paneller, boyalı paneller ve diğer en kaliteli ve sağlam malzemeler kullanıldı. Aslında gönül isterdi ki böyle güzel tesisleri kendi memleketimizde kuralım.
Ancak bu da her zaman mümkün olmuyor.


- Bugünlerde piyasaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Yaşanan son gelişmeler ışığında 2001 yılı ikinci yarısına olumlu bakmaya çalışıyoruz. Şu sıralarda piyasalarda ciddi bir karmaşa yaşanıyor. Piyasada olan bitenleri birebir takip etmek mümkün olmuyor. Ekonomideki iyi yönde olmasını temenni ettiğimiz gelişmelere paralel olarak piyasaların ve satışların canlanmasını umut ediyoruz. Ancak halen reel sektör için bir canlanmadan bahsetmek mümkün değil. Birdenbire çok büyük bir canlanmayı da beklememek lazım. Canlanmayı tüketim sağlayacağına göre, tüketici cephesine baktığımızda ise durum hiç te iyi görünmüyor

Zira devalüasyon ve işten çıkarmalar nedeniyle çalışanlar ve küçük esnaf çok zor durumda. Kamu ve özel sektör ücretlere hiç zam yapamıyor veya yapılan zamlar küçük oranlarda olabiliyor. Kastamonu Entegre’nin bünyesi çok güçlü olduğu için problem olmuyor. Ancak bazı zor durumdaki işletmeler, bu sıkıntıyı atlatmakta zorlanınca sonuçta piyasaya yansıyor. Piyasaya yansıyınca da inanılmaz fiyatlarla Yonga Levha ve Yongalam satışlarıyla karşılaşıyoruz. Bugünkü fiyatlarla, hiçbir üreticinin para kazandığını düşünemiyoruz. Maliyetlerin altında fiyatlarla satışlar yapılmaktadır. Sektör hakikaten çok sıkıntılı bir dönem yaşamaktadır.

 
- Kastamonu Entegre’de Genel Müdür olduktan sonra iki önemli kriz yaşadınız. Kasım ve Şubat aylarında yaşanan bu krizlerden nasıl etkilendiniz, neler yaptınız? - Bildiğiniz gibi bizim devam eden büyük yatırımlarımız var. Bulgaristan, Romanya, Gebze ve Kastamonu fabrikalarımızda yatırımlarımız devam etmektedir. Romanya’da Amerikan kapı paneli-door skin, Bulgaristan’da Yonga Levha ve Yongalam üretim tesisleri yatırımı, Gebze’de yeni emprenye hattı yatırımı, Kastamonu’da modernizasyon yatırımları ciddi finansman kaynakları gerektirmektedir. Kriz ortamında, hem Türkiye’deki çarkı döndürmemiz gerekiyor, hem de yatırımlarımıza devam etmemiz gerekiyor. Ben Genel Müdür olduktan sonra Kasım ve Şubat krizlerine ek olarak Hayat Holding olarak üçüncü bir kriz yaşadık. Bildiğiniz gibi Grubumuz Şirketlerinden Hayat Kimya’nın Molfix markasıyla çocuk bezi ve kadın bağları ürettiği İkitelli’deki tesisleri bir yangın felaketi sonucu tamamen yanmıştır. Dolayısıyla, hiç hesapta yokken Molfix için de sıfırdan yatırım yapmak gereği ortaya çıkmıştır.


- Bu yatırımların tutarları hakkında bilgi verebilir misiniz?
- Devam etmekte olan yatırımlarımızın toplam bedeli 100 milyon DM. civarındadır.
- Yani nereden bakarsanız, 100 milyon DM’lik bir yatırım sürecindesiniz ve Türkiye’de de ciddi bir ekonomik kriz var.
- Biz Kastamonu Entegre olarak geçmişte en iyi teknolojiyi kullanarak en kaliteli ve en gelişmiş makinalarla en kaliteli ürünleri üretmeyi hedefledik. Bu da bize kriz döneminde çok büyük avantaj sağladı. Geçmişte hep şunun için çalıştık; ya bir yatırım yapacağız, ya kaliteyi iyileştireceğiz ya da kapasiteyi arttıracağız. Eğer bir işletmede iyi bir şeyler yapmak istiyorsanız mutlaka yapacak bir şeyler bulunur. Kastamonu Entegre’de yatırımsız bir süre düşünmek neredeyse imkansızdır. Yatırım bizim hayatımızın bir parçasıdır. Türkiye’de yaygın olan bir şey değil ama şirketimizin sahibi de yatırım konusunda bu mantıktadır ve yatırım konusunda sürekli bize yol göstermekte ve desteklemektedir. Bizim Gebze’deki MDF tesisimizde bir kojenerasyon (doğalgaz kullanarak elektrik üretilmesi ve açığa çıkan ısı enerjisinin üretimde ihtiyaç duyulan yerlerde kullanılmasını sağlayan tesis) uygulamamız var. Bu dünyada ilktir. Türkiye’de kurulan bütün MDF tesisleri bizi kopya ettiler ve bizden sonra benzer tesisleri onlar da kurdular. Biz bununla gurur duyuyoruz. İsterseniz yeniden biz neler yaptık sorusuna dönelim. Dediğim gibi bir çok zorluk vardı. Kastamonu Entegre’nin yapısal büyüklüğü ve finansman durumu bu krizi atlatabilecek durumdaydı. Ancak biraz önce bahsettiğim yatırımlar bizi bir miktar zorladı. Kastamonu Entegre’nin en büyük avantajlarından birisi de kendi öz kaynakları ve öz sermayesiyle çalışmasıdır. Bizim bankalara hiç borcumuz yoktur. Bankalara borcumuz olmadığı için finans piyasasında yaşanan olumsuzluklardan etkilenmedik. Şirketimizin isminden de anlaşılacağı üzere biz entegre bir şirketiz. Bu ne anlama gelmektedir derseniz, kullandığımız birçok yarı mamul ve girdileri kendimiz üretiyoruz. Bu kriz sürecinde stoklarımızın optimize etmeye çalıştık. Stokları azaltarak oluşturduğumuz kaynakları direkt sisteme enjekte ettik. Entegre üretimin getirdiği esneklikler ise bizim için ayrı bir avantaj olmaktadır. Mamul ve hammadde stoklarımızı optimize ederek döviz fiyatlarındaki dalgalanmalardan minimum ölçülerde etkilenmeye çalıştık.
- Demek ki kriz döneminde ciddi anlamda mal sattık demenizin alt yapısı bu imiş zaten. Çünkü o dönemde gördük ki birçok firma mal satıp satmama konusunda kararsızlık yaşadı.
- Şunu söyleyebiliriz ki; Kastamonu Entegre olarak, nakit sıkıntımız olmadığı için ciddi bir sorun yaşamadık. Nakit gücümüzü kullanarak ucuza hammadde aldık. Vadeli ithalat yapmadığımız için, devalüasyon dolayısıyla sektördeki tüm firmaların yaşadığı sıkıntıyı biz yaşamadık. Yani finansman gücümüzden gelen imkanımızı kullanmaya çalıştık. Oluşturduğumuz kaynakları da yatırıma aktardık. İşletme açısından da bizim problemimiz yoktu ama, yatırıma kaynak sağlanması gerekiyordu. Bu kapsamda hammadde stoklarını minimize etme yoluna gittik, ve konuda da yeterince başarılı olduk. Ürünlerimizin fiyatlarına eylül 2000 ayından bu yana ciddi oranlarda zam yapamadık diyebilirim. Dolayısıyla müşterilerimizden sipariş alma noktasında çok büyük sıkıntı yaşamadık. Tabi şunu da özellikle belirtmek gerekir ki, kriz ortamlarında güven konusu da ciddi bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunu hem kalite hem de şirkete güven olarak ortaya koymak lazım. Şirketimiz mazisi ve sektördeki konumu itibariyle güven konusunda ilk sıralardadır. Müşterilerimiz bankalardan çok bize güvenmektedirler. Özetlersek Şirketimizin geçmişte kalite, kapasite ve güvenilirlik açısından çok iyi bir yerde olması bizim için büyük avantaj teşkil etti. Bunun sonucunda müşterilerimizin Şirketimize duyduğu güven aldığımız siparişlere direkt olarak yansıdı. Müşterilerimiz ellerindeki nakitleri ve müşteri çeklerini bizlere vermekte en küçük bir tereddüt yaşamadılar. Bu anlamda aldığımız siparişler bizim için tatmin edici seviyelerdedir. Son olarak bir ilavede bulunmak isterim. Biliyorsunuz  geçenlerde Türkiye’de 2000 yılının 500 Büyük Sanayi Kuruluşu açıklandı. Kastamonu Entegre her sene biraz daha yukarı sıralara tırmanmaktadır. 1999’da 239.sırada iken 2000 yılında 202.sıraya yükselmiş bulunmaktayız.


- Bu görüşme için çok teşekkür ederiz.
-Ben de sizlere çok teşekkür ederim.

 

 » Ana Sayfa