|
Çamsan
Adapazarı fabrikası açılıyor
ÇAMSAN’DAN DEV ATAK
İbrahim Özcan: “Adapazarındaki
yeni fabrikamız için aldığımız makinalar daha gelişmiş son teknolojiye
göre üretilmiş makinalardır. Uzun zamandan beri sahip olduğumuz bilgi
birikimimizle, bu yeni makinalarla üretim yapmak bizim için büyük bir
zevk olacak, kaliteyi yakalamak da çok güç olmayacaktır. Yeni yatırımımızla
Türkiye’nin en büyük laminat parke kapasitesine sahip olacağız. Bu arada
ürün çeşitliliğine gireceğiz. Sessiz parke, click parke ve suya dayanıklı
parke üreteceğiz.”
-
2003 yılının sekiz ayını geride bıraktık. Bu süreyi parke sektörü ve
Çamsan açısından değerlendirir misiniz?
- 2003 yılının ilk sekiz ayında Çamsan olarak planladığımız aylık satış
rakamlarını ve aylık bütçelerimizi tutturduk, buralarda herhangi bir
sorunumuz yok. Bunun yanında biz 2003 yılınıda laminat parkemizin markası
olan Parkelam markası kalitesi ile daha çok ön plana çıktı. Koleksiyonumuza
ilave ettigimiz 2 strip yeni desenlerimizle birlikte kalitemiz birleşince
sektörün prestijli, aranan parkesi haline geldi. 2003 yılında garanti
süremizi evlerde 5 yıldan 10 yıla çıkardık; iş yerlerinde garanti süremiz
ise 5 yıldır. Bununla ilgili olarak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’ndan
onaylı garanti belgelerimizi aldık.
Türkiye genelindeki tüm bayilerimize gönderdik. Tüketicilerimiz bayilerden
parkemizi alırken garanti belgesini de isteyebilirler.
2003 yılında bizi satıştan çok yakaladığımız kalite ve yeni desenlerin
müşterilerimiz tarafından beğenilmesi memnun etmiştir. Dünyada ilk ciddi
laminat parke üretim ve satışı 1995 yıllarında yapılmış. Biz Çamsan
olarak bundan 2 yıl sonra (1997) Türkiye’de ilk laminat parkeyi ürettik.
Dünyada yeni olan böyle bir üründe arzu ettiğimiz kaliteyi yakalamak
için çok sıkıntılar çektik. Ancak sonunda satış, pazarlama ve üretimdeki
arkadaşların iyi bir ekip çalışması neticesinde arzu ettiğimiz hedefi
yakaladık. 2003 yılında bizi en çok memnun eden olay, kalitemiz olmuştur.
2003 yılında bizi zorlayan olay ise Avrupa’dan gelen standart dışı hurda
parkelerdir. Avrupa’nın standart dışı ve Orta Doğu ülkeleri için özel
olarak standardı düşük kalitede üretilmiş malların çoğunluğu Türkiye’ye
geliyor. Bu parkeler dünyanın geri kalmış ülkelerine bile gitmezken,
gümrüklerimizdeki denetim yetersizliğinden genellikle Türkiye’ye geliyor.
Bu durum yerli üreticiyi ciddi bir şekilde rahatsız etmektedir.
- Bu ikinci kalite parkelerin ithalatında Sanayi Bakanlığı’nın herhangi
bir kontrol mekanizması yok mu?
- Biz Sanayi Bakanlığı’ndan resmi garanti belgemizi aldık, tüketicilerimize
kullanma kılavuzumuzla beraber bayilerimiz aracılığıyla veriyoruz. Standart
dışı ürünlerle ilgili gerekli makamlara, haksız rekabetin olduğunu,
tüketicilerin aldatıldığını ilettik, henüz herhangi bir önlem alınmadı.
Biz de önlem alınması için bekliyoruz. Bazı ithal laminat parkelerin
üzerinde 10-15 yıl gibi garanti süreleri yazmasına rağmen, bu yazının
altında küçük harflerle “Paket açılmadığı sürece” ibaresi yer almaktadır.
- Tüketiciyi bu konuda nasıl uyarıyorsunuz?
- Parke, problem çıktığında kolayca sökülüp atılacak bir ürün değildir.
Mobilyanızı, halınızı, duvar boyalarınızı ona uygun almışsınız. Bunların
hepsini belirli bir uyum içinde alıp evinizi döşediniz, parkede problem
çıktı, değiştirmenin ne kadar zor olduğunu düşünebiliyor musunuz? O
nedenle tüketicilerimiz herşeyden önce Sanayi Bakanlığı’ndan garanti
belgesi olan ürünleri tercih etsinler. İthalatçıların pek çoğu sözlü
garanti veriyor, ancak herhangi bir belgeleri yok, problem çıktığında
tüketicilerimiz garanti belgesi olmazsa hiçbir hak iddia edemezler.
- Laminat parkenin gelişimi nasıl bir yol izleyecek? Çamsan’ın bu konudaki
ileriye dönük yatırımlarını öğrenebilir miyiz?
- Laminat parke ekonomik, montajı kolay, çok fazla renk alternatifleri
ve kullanımdaki rahatlıktan dolayı dünyada trendi hızla yükselen bir
üründür. Halı, masif parke, PVC gibi diğer zemin döşemelerinden sürekli
pay almaktadır. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de yıllık 175 milyon
m2’lik zemin kaplama malzemeleri pazarı var. Bahsedilen sektördeki ürünler
parke, halı, PVC, seramik vb. ürünlerden oluşuyor. Laminat parke saydığımız
bu ürünlerden sürekli pay alıyor. %20 pay aldığını düşünürsek 30 milyon
m2’yi bulacaktır. Örneğin cilalı masif ve lamine parkenin yüzey aşınım
değeri 300 devirken, laminat parkenin 10.000 devirdir. Aşınma ve çizilmeye
karşı bu kadar dayanıklı başka bir ahşap kökenli yer döşemesi bulabilir
misiniz? Ayrıca kir tutmaz, kolay temizlenir, bu özelliklerinden dolayı
geleceğin zemin kaplaması diyebiliriz.
- Ordu’daki fabrikanızda istediğiniz kaliteyi yakaladınız. Sizce Çamsan’ın
Adapazarın’daki yeni yatırımında kaliteyi yakalamak nasıl bir süreçten
geçecektir?
- Adapazarındaki yeni fabrikamız için aldığımız makinalar daha gelişmiş
son teknolojiye göre üretilmiş makinalardır. Uzun zamandan beri sahip
olduğumuz bilgi birikimimizle bu yeni makinalarla üretim yapmak bizim
için büyük bir zevk olacak, kaliteyi yakalamak da çok güç olmayacaktır.
Laminat parke MDF’nin bir türevidir. Geçtiğimiz yıla kadar Türkiye’deki
MDF talebi MDF üretiminden %20-30 daha fazlaydı. Bu sebeple üretimin
hepsi satılıyordu. Ancak 2003’e geldiğimizde üretim talebin çok üstüne
çıktı. Böyle olunca MDF üreticileri bir arayışa girdiler. Biz bunun
böyle olacağını 7 yıl önce hissettik ve bu işe giriştik. Yeni yatırımımızla
Türkiye’nin en büyük laminat parke kapasitesine sahip olacağız. Bu arada
ürün çeşitliliğine gireceğiz. Sessiz parke, click parke ve suya dayanıklı
parke üreteceğiz. Ayrıca çeşitli koleksiyonlar oluşturacağız, mesela
“Antik Koleksiyon” bunlardan biri olacak. Toplumun her kesimine, her
bütçeye ve beğeniye uygun üretim yapacağız. Parkemiz MDF ve MDFLAM’da
olduğu gibi Orta Doğu’da ve Rusya’da tanınıyor. Amacımız bu bölgelere
ihracata hız vermektir. Şu anki planlarımıza göre bu ürünü satabileceğimizi
görüyoruz. Tanıtımlara da önem verirsek biz bu ürünü satarız.
- Öyleyse ithal ürünler pazarında bir daralma mı yaşanacak?
- Evet, kötü mal olmadan iyi malın kıymeti anlaşılmıyor. İthal ürünlerin
hemen hemen hepsinde bir problem var. Yüzeyde, lamba zıvanada çeşitli
sorunlar olabiliyor ya da ürünün devamı yok. Bu sebeple bizim ürünümüzün
kalitesi bu yıl daha iyi anlaşıldı. Şu anda bu problemi yaşamış insanlar,
“Çamsan istiyorum” diyerek isimle geliyor. Laminat parke Türkiye’de
bir sektör haline gelecek. Üretim iyi yapıldıktan sonra ithalatçılar
tası tarağı toplayıp gidecekler. Bunu seramik sektöründe de gördük.
Bizim rakibimiz kesinlikle Avrupa’dır. Bu da demek oluyor ki; bizim
standartlarımız kesinlikle bu çizgide olacak.
- Yeni Tüketici Yasası ile ilgili görüşlerinizi öğrenebilir miyiz?
- Yeni Tüketici Yasası ciddi sorumluluklar yüklüyor. Biz zaten sorumluluklarımızı
bilerek herhangi bir sorun yaşandığında bunu bir Avrupalı firma bilinci
ile karşılaşıyoruz. Bu yasanın denetimi henüz tam olarak yapılamıyor.
Ben parkeme 10 yıl garanti veriyorum. Ben 10 yıl sonra da burdayım.
Türkiye’nin ilk 250 firması arasındayız. Rakiplerim de diyor ki; “Çamsan
10 yıl garanti veriyorsa ben 20 yıl garanti veriyorum.” ama belgeleyemiyorlar.
Biz bunu Sanayi Bakanlığı’na da bildirdik ama denetleme sistemi iyi
çalışmıyor. Biz parkenin TSE’sini çıkardık, ama hala mevzuat eksiklikleri
var. Parke Derneği kurulursa bu konuda da gerekli çalışmalar daha düzgün
yapılabilir. Avrupa’nın hurda parkesini Türk pazarına sokmayı istemiyoruz.
Biz Avrupa’dan kaliteli parkenin gelmesine birşey demiyoruz. Biz “Avrupa’nın
hurdası gelmesin” diyoruz. Avrupalı üretimde hurda miktarını hesaplayarak
bunu maliyetlere yansıtıyor. Maliyetine bu zararı yansıttığı için hurda
malı kaça satabilirse satsın kar elde edecektir. Bu sebeple piyasada
3 Euro’luk laminat parke var. Benim parkem diğerlerinden pahalı ise
sebebi kalitesidir. Ben bunu kanıtlarım. Biz her zaman buradayız.
|