| |
|
|
» Haberin devamı... |
|
|
MASİF PARKE İTHALATINDA TSE KAYNAKLI SIKINTILAR VAR
Hüseyin
Çöklü: “TSE’nin ithalat konusunda yaratmakta olduğu
sıkıntıların çözümlenebilmesi için Parsiad olarak bir
adım attık. TSE Genel Sekreterliği'nden bir randevu aldık
ve bir dilekçe sunduk. Ancak konu Avrupa Standartları olduğu için
bizim yazmış olduğumuz dilekçeye, TSE ve Avrupa Kurulu'nun
birleşerek cevap vermesi gerekmektedir.” Kısaca
firmanızı tanıyabilir miyiz? Firmamız
parke işine 1970 yılında parke ustalığı
şeklinde başladı. Zaman içinde bu işi sadece ustalık
anlamında değil satış olarak da gerçekleştirmeye karar
verdik. Bu düşünce ile 1990 yılında Köklü Parke adı
altında ilk şahıs firmasını kurduk. İlerleyen
süre zarfınca iş potansiyelinin artması ve müşteri
ağımızın genişlemesi nedeniyle Köklü Parke, 1993
yılı itibariyle Köklü Orman Ürünleri Gıda İnşaat Tic.
Ltd. Şti. adı altında bir aile şirketine dönüştü. 1994
yılında ikinci şubemizi açtık. Farklı
arayışlara giren firmamız 1998 yılında ise ithalata
yöneldi ve başta Endonezya olmak üzere çeşitli Uzakdoğu
ülkelerinden Merbau parke ithal etmeye başladı. Köklü Orman Ürünleri
olarak 1999 yılında yeni bir atılım gerçekleştirip
gıda sektörüne girdik. 2004 yılından beri de Yıldız
MDF Sunta A.Ş'nin üretmekte olduğu Moonloc laminat parkenin
İstanbul Anadolu Yakası bayiliğini yapmaktayız. Köklü Orman
Ürünleri olarak kendimize alt bayilikler de oluşturduk. 2005
yılında da Erenköy'de üçüncü şubemizi açtık.
Müşterilerimize sağladığımız hizmetimizi ve ürün
teminini bu sayede hızlandırmış olduk. Köklü Orman Ürünleri,
istikrarlı çalışmaları ve yeni atılımları
ile müşteri memnuniyetini her zaman için birinci planda tutmaktadır. Son
zamanda ithalatta bir takım sorunlar yaşanıyor. Bu konudan
bahseder misiniz? Köklü
Orman Ürünleri olarak 1998 yılından bu yana yurtdışından
masif Merbau parke ithal ediyoruz. 2005 yılının ilk
aylarından itibaren, ithalat konusunda TSE kaynaklı bir takım
problemler oluştu. Sorun aslında yeni çıkan Avrupa
Standartları'ndan kaynaklanıyor. Hükümet bu yeni standartlar üzerinde
çok duruyor. Halbuki hükümet bu standartlara bu kadar yoğunlaşmasa,
Türkiye'deki ormanlar da koruma altına alınmış olurdu. Yurtdışından
ithal edilen ağaçlar ülkemize tomruk olarak gelse ve üretimi Türkiye'de
yapılsa, TSE yine de sorun çıkarıyor mu? Hayır
bu şekilde bir sorun olmuyor ancak bu ağaçları
yurtdışından tomruk şeklinde getiremiyoruz.
İşlenmiş bir mamül şeklinde getirilebiliyor. Ürünler
uzaktan geldiği için gelmesi zaten 30 günü buluyor ve gümrük sıkıntısı
da söz konusu. Örneğin benim şu anda gümrükte 13 gündür bekleyen
malım var. Malın gümrükte kaldığı her gün için
konteynır başına ayrıca bir ücret ödüyorsunuz. Bunun
çözümlenebilmesi için Parsiad olarak bir adım attık. TSE Genel
Sekreterliği'nden bir randevu aldık ve bir dilekçe
bıraktık. Ancak konu Avrupa Standartları olduğu için bizim
yazmış olduğumuz dilekçeye, TSE ve Avrupa Kurulu'nun
birleşerek cevap vermesi gerekmektedir. Ankara ziyaretimiz esnasında
Dış Ticaret Müsteşarlığı'na da gittik. Orada Ek 1
ve Ek 2'yi almak için müracatta bulunduk. Ek
1 ve Ek 2'nin ne olduğunu bize anlatır mısınız? Ek
1'de kısmen daha katı olan kurallar Ek 2'de biraz daha yumuşak
ve toleranslı. Sizce
Türkiye'deki yerli ağaç üretimi yetersiz olduğu için mi ithalata
yöneldik yoksa ithal ağaçların mukavetemeti daha fazla olduğu
için mi? Bizim
yurtdışından ithal etmekte olduğumuz ağaçlar
Türkiye'de yetişmiyor. Türkiye'de yetişenler meşe, kayın,
kestane ve çam gibi ağaçlardır. Biz burada olmayan bir malzemeyi
getiriyoruz dolayısıyla bunun dayanıklılıkla
alakası yok. Netice müşterilerin farklı ürünler istemesinden de
kaynaklanan bir yönelmedir bu. Sektör
içerisinde bir daralma söz konusu. Bu sektörde bir daralma yaşanırken
örneğin inşaat sektörü gelişiyor. Bu konu hakkında neler
düşünüyorsunuz? İnsanlar
son dönemde gayrimenkule yöneldiler. Banka kredilerinin cazip seçenekleri ile
borç alarak birçok insan ev sahibi oldu. Bu nedenlerle eve yatırım
gerçekleştiği için parke de dahil olmak üzere bir takım
sektörler ikinci planda kaldı. Normal şartlarda inşaat sektörü
açılmazsa Türkiye'nin ekonomisinde gerileme olabilir ve bu nedenle hükümet
de inşaat sektörüne ağırlık veriyor. Nihai
tüketicinin parke tercihleri ne yönde? Tüketicinin eğilimi laminat ya da
lamineye doğru mu yoksa masif parke satışında bir
artış mı var? Bu
durumu ikiye ayırıp açıklamak lazım; kırsal kesimde
ağırlıklı olarak laminat parke tercih ediliyor ancak
diğer kesimlerde masif parkeye bir yönelme var. Masif zaten her zaman için
ön planda kalan bir malzemedir. Masif
parke, parkeciler için olsun müşteriler için olsun her zaman en iyisidir.
Masif parkeyi döşedikten yaklaşık üç sene sonra tekrar
sistrelemek gerekiyor. Bu da iş portföyünü genişleten bir unsurdur.
Ancak laminat parkede durum aynı değil, bir kere döşedikten
sonra başka bir işlem yapmıyorsunuz. Bu durum da ustalığı
köreltiyor bir bakıma. |
||