| |
|
|
» Haberin devamı... |
|
|
Di-Port, laminat parke piyasasının denetiminden yana
Murat
Dede: ”Biz tüketicinin zarar görmemesi için piyasa denetimi istiyoruz. Bunu hem
kendi markam, hem derneğimiz hem de tüketici adına talep ediyorum.
Çünkü bugün piyasada üzerinde markası olmayan kısaca ne olduğu
belli olmayan mallar dolaşıyor.” PARSİAD
Parke Sektörü Sanayici ve İşadamları Derneği Başkan
Yardımcısı ve Meister Laminat Parke ithalatçısı
Di-Port’un sahibi Murat Dede ile sektörün sorunlarını konuştuk. Parke
sektöründe yaşanan son gelişmeleri değerlendirir misiniz? 2004
yılının Nisan ayında bir kanun yürürlüğe girdi. Bu
kanunla birlikte EN normuna sahip olmayan parkelerin ülkeye girişi
yasaklandı. Bu kanun yürürlüğe girdiğinde TSE parke test laboratarları
da hazır değildi, böyle olunca numuneler günlerce laboratuarlarda
bekletildi. Bu durum depolarda parkelerin uzun süre beklemesine,
ithalatçının ciddi mali kayıplarına sebep oldu. Başkan
yardımcılığını yürüttüğüm PARSİAD,
sektörü buluşturan toplantılar yaptı. Laminat parke
ithalatçıları bir araya geldi. Bu toplantılarda gördük ki bir
sıkıntı olduğunda sektör bir araya gelip fikir
alışverişinde bulunabiliyor. Bu toplantılar, PARSİAD’ın
TSE ve tüketici dernekleri ile yapmış olduğu
yazışmalar sonucunda sıkıntıların çözümünü
destekleyecek bazı tamimlerin yayınlandı. Şuanda yeni bir
kanun yayınlandı. Bu kanunda ithal edilen ürünün ambalajı
üzerinde orjininin belirtilmesi zorunluluğu kondu. Böylece Çin’de üretilen
bir parke ülkeye “Made in Germany” etiketi ile giremeyecek. Biz tüketicinin
zarar görmemesi için piyasa denetimi istiyoruz. Bunu hem kendi markam hem
derneğimiz hem de tüketici adına talep ediyorum. Çünkü bugün piyasada
üzerinde markası olmayan kısaca ne olduğu belli olmayan mallar
dolaşıyor. Bir şekilde bu mallar ülkeye giriyor. Bir ali cengiz
oyunu dönüyor. İnancım eninde sonunda doğru parkenin
kullanımının daha da artacağıdır. İthal
ettiğimiz Meister parkenin dünya sağlık teşkilatı
belgesinin olması, anti bakteriyel olması, içinin yeşil HDF olması
en büyük farkımız. Bugün içi yeşil HDF olmayıp da
ithalatçı tarafından yeşile boyanan parkeler var. Bu sebeple
tüketicinin alışveriş yaptığı kişilerin ve
firmaların sözüne güvenilir, sağlam olması gerekiyor. Türkiye’de
her gün bir ithalatçı doğuyor. Bir tır ithal eden de ben
ithalatçıyım diyor. Eskiden bunun bir denetimi vardı. Firmalar
ithalat, ihracat belgelerine sahipti, bu belgeye sahip olmayan ithalat veya
ihracat yapamıyordu. Bugün vergi numarası olan her vatandaş
ithalat yapabiliyor. Bu iş artık çığırından
çıktı. Ben insanların bir tır parke ithal etmelerine
karşı değilim. Karşı olduğum türk insanına
yaraşmayan malların getirilmesi ve tüketicinin paralarının
boşa gitmesidir. Firma olarak bir sloganımız var. Dünyada hiçbir
şey aynı kalite ile daha ucuza üretilemez. Ben imalatçı
firmamı arayıp da bu parkeyi bana daha ucuza ürettin dediğimde
aldığım yanıt: “Biz böyle bir üretim
anlayışını sahip değiliz. Lütfen sizler de ucuz ürün
üretmeyi hedefleyen bir düşünceye destek olmayınız. Bir süre
sonra gerçek ürünü bilen, anlayan bir kitle oluşacak siz de biz de bu
kitleye mal satacağız. Böylece kötü mal satanlar piyasadan kalkacak”
diyorlar. Biz de aynı bilinçle çalışmalarımızı
sürdürüyoruz, bu düşüncelerin destekçisiyiz. Diport olarak her zaman 4077
sayılı tüketici yasasının yanındayız. Eğer
bir insan aldığı parke ile aldatılmış ise mutlaka
dava açmalı ve hakkını aramalıdır. Parke
sektörünün yıllık hacmi nedir? Tahminen
Türkiye’nin yıllık parke ihtiyacı 18 milyon m2’dir. Bunun
içerisinde %70’i laminat parke, %20’i lamine parke, %10’u da masif parke
oluşturmaktadır. Laminat bugün işyerlerinden toplu konut
idarelerinin şartnamelerine kadar her yere girmiştir. Toplu konut
şartnamelerinde zemin kaplaması laminat parke diyor. Eğer bu
şartnamelerde mukavemet, direnç özellikleri, kalite belgeleri belirtilirse
şartnameyi hazırlayan da ihaleyi alan da buna uygun malı
tanıyacak, bilecek ve uygulayacaktır. Şartnamelerde istenen
laminat parkeye ait kalite özellikleri belirtilmediği için en ucuz laminat
parke ne ise alınmış, uygulanmış ve tüketici
kandırılmış oluyor. Eğer şartmanede kalite
kriterleri belirtilirse kalitesiz ürün talep göremeyeceği için zaten
ülkeye giriş yapamayacaktır. Böylece tüketici doğru ürünle
buluşacak ve şikayetler azalacaktır. Ben farklı bir markayı
kötülemedim, kötülemem de isteğim ticarette yalan söylenmemesi, kalitesiz
bir malın kaliteli gibi gösterilmemesi. Ayrıca tüketicinin bilmesini
istediğim bir şey daha var. Bir parkenin antibakteriyel olması
için yüzeyinin pürüzsüz olması gerekmektedir. Diport olarak ithal
ettiğimiz ürünlerin tamamı klik sistemdir. Ayrıca diğer firmalarda olmayan
altı kauçuk olan bir parkemiz var. Yeni bir ürünümüz de villa zeminleri
için oldukça tercih edilen yüzeyi ağaç kaplama, cilalı, 20 yıl
garantili parkemiz. Bu ürün hem klik, hem sessiz, hem ağaç kaplama.
Üzerinde laminat parkedeki overlay kağıdı yok, yüzey doğal
ahşap kaplama böyle olunca lamine parkenin bir alternatifi olarak
düşünülebilir. Bu parkelerimiz klik sistem olduğundan herhangi bir
arıza olduğunda değiştirmeniz mümkün. Lamine veya masif
parkede bir plaka çizildiğinde çizilen plakaya değiştirme
şansınız olmadığı için tüm alanı sistire
etmeniz gerekir. Bu sistemde sadece çizilen parçayı değiştirebilirsiniz.
Ayrıca ev değiştirirken parkenizi kilim, halı gibi
kaldırıp götürebilirsiniz. Tüm bu avantajları ve kalite
özelllikleri gözönüne alındığında yeni ürünümüzün de
sektörde iyi bir yer edineceğini düşünüyoruz. |
||